Untitled Document

Untitled Document



Merkezimizde SGK avantajlarından yararlanabilirsiniz.


Site içinde arama yapabilirsiniz

 



HASTALIK BİLGİLERİ
KULAK ÇINLAMASI TEDAVİSİNDE İŞİTME CİHAZI KULLANIMI

Kulak çınlaması (tinnitus), Latince “çınlamak” anlamına gelen “tinnire” kelimesinden türetilmiş bir tıbbi terimdir ve Türkçe karşılığı “Çınlama” dır. Bireyin, bir ya da her iki kulağında ya da kafasında, ara ara ya da sürekli duyduğu cırcır böceği sesi, kuş sesi, ıslık sesi, metale vurulurmuş gibi bir ses ya da zil sesi olarak tanımladığı, bazen dışarıdan da duyulabilen bir ses duymasıdır.

Kulak çınlaması her yaştan insanda görülebileceği gibi daha çok erişkinlerde kendini göstermektedir. Yüksek gürültüye maruz kalan çocuklarda da erken dönemde çınlama ortaya çıkabileceği için ailelerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. Çocuklarını bu tür gürültülere maruz kalabilecekleri ortamlara (araba yarışı, futbol maçları, konserler v.b.) sürekli olarak götürmemeli, götürdüklerinde ise hoparlörden mümkün olduğunca uzakta tutmaya gayret etmelidirler.

Kulak çınlaması, objektif ve subjektif olarak ikiye ayrılarak sınıflandırılmaktadır. Objektif kulak çınlamasında bireyin hissettiği çınlamayı, çevresindekiler ve muayene sırasında hekimler de duyabilmektedir. Subjektif kulak çınlaması ise sadece hastanın duyabildiği çınlamadır.
Kulak çınlaması bir hastalık değil, bir şikayettir. Şikayete yol açan bir hastalığın varlığını işaret eder. Bu hastalıklar :

  • Kulak Kiri (buşon): En basitinden dış kulak yolunu tıkayan kulak kiri, kulakta uğultu şeklinde çınlama yapabilir. Tedavisi kiri temizlemektir.
  • Gürültüye Bağlı Çınlama: Ani veya uzun süreli yüksek gürültü sonrası iç kulaktaki işitme hücrelerindeki zedelenmeye bağlı olarak ortaya çıkar. Ani olarak ortaya çıkmışsa, zaman kaybetmeden bir Kulak-Burun-Boğaz uzmanına başvurup tedavi almak gerekir, tedavi ile kısmen de olsa düzelme şansı olabilir. Uzun süreli gürültüye maruz kalmaya bağlı olan çınlamalarda ise tedavi şansı ne yazıkki düşüktür.
  • Bazı İlaçların Kullanımına Bağlı Çınlama: Ototoksik (iç kulağı zedeleyici) ilaçların kullanımına bağlıdır. Bunlar aspirin ve aspirin türevi ilaçlar, bazı idrar söktürücüler (doza bağlı olmak kaydıyla), bazı kanser veya romatizma ilaçları, bazı antibiyotikler (gentamisin, vb.) olarak sıralanabilir. Tedavi ile düzelme şansı düşüktür.
  • Kulak Enfeksiyonları: Orta kulak iltihabı ya da kulakta sıvı birikimi (seröz otit) gibi durumlarda ortaya çıkan çınlama, eğer iç kulağı etkilememişse, tıbbi tedavi ile çok büyük oranda düzelmektedir.
  • Çene Eklem Problemleri: Kulakla çok yakın temasta olan çene kasları ve sinirlerinin etkilendiği çene hastalıklarında, işitme sinirinin de dolaylı yoldan etkilenmesine bağlı olarak çınlama ortaya çıkabilmektedir. Bu hastaları Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Uzmanlarına yönlendirmek gerekmektedir.
  • Presbiakuzi: Yaşlanmaya bağlı işitme sinirindeki giderek artan kalıcı kayıplara bağlıdır. Çınlamayı tamamen geçirmek 21 yüzyılın teknolojisine rağmen mümkün olamamaktadır. Ancak bazı yöntemlerle en azından çınlamanın bireyde yarattığı rahatsızlık azaltılmaya çalışılmaktadır.
  • Kardiyovasküler Hastalıklar: Tinnitus hastalarının ortalama %3'ü pulsatil tinnitus hastasıdır, yani bu kişiler genellikle kalp atışlarıyla eş zamanlı giden ritmik, nabız sesi gibi bir ses duyarlar. Bu durum yüksek tansiyon, damar sertliği, boyundaki ana atardamarın anormal kıvrım yapması, boyundaki toplardamarın kafatabanına girerken kulağa yakın kısmının orta kulağa çok yakın geçmesi (juguler bulbus) gibi damarsal kaynaklı olabilir.
  • Kafa ya da Boyun Travması: Bu gibi durumlarda beraberinde başağrısı, başdönmesi, hafıza kaybı v.b. görülebilir. İşitme sinirinde harabiyet varsa çınlama kalıcı kabul edilir.
  • Meniere Hastalığı: Ataklar halinde başdönmesi, ara ara çınlama ve işitme kayıplarıyla devam eden bir hastalıktır. Yıllar içinde çınlama kalıcı bir duruma dönüşebilir.
  • Otoskleroz: Kulak kemikçiklerinden stapeste, kireçlenme ile giden bir kulak hastalığı olan otosklerozda hastada işitme kaybı, kendi sesini o kulakta toplanırmış gibi hissetme yaşanmaktadır. Tedavisi cerrahidir. Ancak beraberinde çınlama da varsa bu kireçlenme işitme sinirini de tutmuş anlamına gelir ki, bu durumda kireçlenen kemik cerrahi olarak çıkarılsa da çınlama büyük oranda geçmeyebilir.
  • Bazı Tümörler: Çok nadir olarak iyi huylu ve yavaş büyüyen işitme siniri ya da denge sinirini tutan tümörler de çınlamaya yol açabilirler. Böyle bir durumda genellikle tek taraflı bir çınlama, belirgin tek taraflı işitme kaybı, dengesizlik, başdönmesi de olmaktadır.

Tetkikler :

Öncelikle ayrıntılı Kulak-Burun-Boğaz muayenesi yapılmaktadır. Orta kulak enfeksiyonu, çene problemi v.b. olup-olmadığı muayenede değerlendirilir. Sonrasında işitme testleri (odyometri, timpanometri, akustik refleks v.b.) talep edilir. Gerekli görülmesi durumunda beyin MR, MR anjiografi gibi ileri tetkikler de istenebilir.

Tedavi :

Kulak çınlaması tedavisinde, orta kulak iltihabı v.b. gibi organik bir neden tesbit edilmesi durumunda buna yönelik bir tedaviye başlanılır. Ancak işitme sinirinde herhangi bir harabiyet oluşmuşsa, çınlamanın bireyde yarattığı rahatsızlığı azaltmaya yönelik yardımcı tedavi ve teknikleri uygulanır. Belki ileride işitme sinirini yenileyebilecek DNA ve hücre çalışmaları ile sinir tamiri mümkün olur ve böylece Kulak-Burun-Boğaz uzmanları da hastalarına daha çok yardımcı olabilir.

Yardımcı Tedavi ve Teknikler :

Seçeneklerden bir tanesi olan ilaçların en az 12 hafta süreyle uygulanması gerekmektedir. Çınlama derecesi kişiden kişiye nasıl değişmekteyse, tıbbi tedaviden fayda görme derecesi de aynı şekilde değişmektedir. Bazı hastalar bu tedaviyle çınlamalarının belirgin olarak azaldığını ifade ederken, bazıları da hiçbir fayda görmediklerini belirtmektedir. Bunun yanısıra çınlamanın eşlik ettiği depresyon v.b. psikiyatrik bozuklukların tedavi edilmesinin de çınlama şiddetini azaltmada oldukça faydalı olduğu görülmüştür.

Diğer bir tedavi seçeneği “Tinnitus Maskelemesi”dir. Kulak içi ya da kulak arkasına takılan ve işitme cihazına benzeyen bu cihazlar, hastanın çınlayan kulağına düşük seviyede beyaz gürültü dediğimiz sabit bir ses vererek kişinin varolan çınlamasının bir nevi maskelenmesini yani duyulmamasını sağlar.

İşitme rahatsızlığı olan bireylerin bazılarında çınlamanın, kullandıkları işitme cihazları tarafından azaltıldığı ya da yok edildiği belirtilmektedir.. Ancak işitme cihazı sadece çınlamayı önlemek için kullanılacaksa, özenli bir çalışmanın yapılması gerekmektedir. Genellikle işitme cihazı çıkartıldığında, kulak çınlaması şikayeti ilk durumuna geri dönmektedir.
Biofeedback olarak ifade edilen bir başka yöntemde, çınlamaya eşlik eden stres ve anksiyetenin azaltılması hedeflenmektedir. Bireye rahatlama teknikleri öğretilir ve çınlamanın derecesini azaltmada bu teknikleri kullanması öğütlenir. Aylar boyunca bir psikolog eşliğinde haftalık seanslar halinde terapi gerektirir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, hastaların %80'nde çınlamada azalma olduğu saptanmıştır.
“Tinnitus feedback retraining terapi” adı verilen son zamanlarda popüler olan bir başka teknikte, biofeedback terapisi esnasında kişinin çınlayan kulağına beyaz gürültü veren özel programlanmış bir işitme cihazı takılır, kişinin çınlamasıyla başedebilmesi öğretilmeye çalışılır. 1-2 yıl süren bu tedavi çınlama şiddetine göre minimum haftada 1 saat ile ayda bir saat arası değişen sıklıkta uygulanır. Yapılan bilimsel çalışmalarda %82 başarı elde edildiği görülmüştür.

Geleneksel Çin Tıbbında, çınlamanın karaciğer ya da böbreğe “chi” denen enerji akışındaki bozukluktan kaynaklandığına inanılmaktadır. Belirli bölgelere uygulanan Akupunktur tedavisi, çınlamanın şiddetini azaltmada kısmen de olsa yardımcı olabilmektedir.

Son zamanlarda ülkemizde de uygulanmaya başlanan bir diğer yöntem Tinnimed denen düşük seviyeli lazer uygulamasıdır. Fiberoptik bir kablo ve yumuşak silikon başlıklı bir adaptör ile kulağa takılarak en az 10 hafta günde 1 kez 20 dakika süreyle düşük doz lazer ışını kulak zarı içinden geçirilerek koklear’a gönderilmektedir. Amacı zedelenmek üzere olan sinir hücrelerinin tamiri için gerekli hücresel yanıtın uyarılmasıdır.

Nelere Dikkat Edilmeli ?

  •  Yüksek sesli müziğe maruz kalmaktan korunun,
  • Kan basıncınızı sürekli kontrol ettirin,
  • Tuz alımını azaltın
  • Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigaradan uzak durun,
  • Dinlenmek için kendinize zaman ayırın ve yorulmayın,
  • Duyduğunuz sesten kaygılanmamaya dikkat edin. Bu sesleri rahatsız edici ancak önemsiz bir gerçek olarak kabul etmeye ve olabildiğince yok saymaya çalışın.
  • Çınlama, özellikle uyuma sırasında yoğun olarak hissedildiğinden, sevdiğiniz bir müziği dinlemeniz, çınlamayı duymamanızda etkili bir yöntem olabilir.



 

 

Untitled Document
Mahir İz Cad. 21 Altunizade - İstanbul . (CAPİTOL Alışveriş Merkezi Karşısı)
© 2005-2010 Bosphorus International Kulak Burun Boğaz